İnsanı Küçük Duruma Düşüren “Yalancılık” Kültürü

Kibir, kendini beğenmişlik, hata veya kusur kabul etmemek, kendini her zaman üstün ve yeterli görmek, bir insan için olabilecek en önemli tehlikelerdendir.

Bu özellikler, insanı sinirli, saldırgan, alaycı ve küstah olmaya yöneltir.

Birçok kimse, büyüklük gururu nedeniyle, bazı gerçekleri kabul etmek istemez ve en küçük durumlarda bile yalana başvurur.

Örneğin; iş hayatında bir hata yaptığında bunu kabul etmek istemez. “Hata yaptım” dediğinde bilgisiz veya beceriksiz görüneceğini düşündüğü için, hemen kendini aklamak amacıyla yalana sığınır. “Filanca kişi işini eksik yaptığı için bu şekilde oldu; teknolojik imkanlarım yeterli değildi; çok yoğundum bu işe vakit ayıramadım; önemli bir iş olduğunu düşünmediğim için sonraya bıraktım; uykusuzdum ya da hastaydım” gibi hiçbir mantığı olmayan yalanları dizi dizi sıralamaya başlar.

Gerçekte ne ortada işini eksik yapan biri, ne teknolojik imkansızlık ne de bir yoğunluk vardır. Uykusunu almış, dinlenmiş ve gayet sağlıklı olmasına rağmen; başkalarının gözünde küçük düşeceğini düşündüğü için, üstünlüğünü kaybetmemek adına yalana başvurmuştur.

Büyüklük gururuna kapılan kişi, bir şeyi almayı unuttuğunda, yapması gereken bir şeyi unuttuğunu itiraf etmek istemez. Onun yerine, “almaya gittim ama kalmamıştı” gibi bahaneler öne sürer.

Oysa, bu şekilde davranmak bu kişileri daha çok küçük duruma düşürmektedir. İnsanın kendini eleştirmesi, hata yaptığı zaman “hata yaptım” ve unuttuğu zaman “unuttum” demesi bir insanı küçük düşürmez. Aksine, ne kadar dürüst ve güvenilir olduğunu gösterir.

Samimi ve dürüst bir insan, ne koşulda olursa olsun, kendi aleyhine bile olsa, her durumda adaletli davranmayı kendi çıkarlarından üstün tutar. Bir insanı şerefli ve nitelikli kılan tavır da budur.

Yalana sığınmak, eleştiriden ve küçük düşmekten korkmak; bir insanın ahlaki kalitesinde eksiklik olduğunu gösterir. Her insan, hata yapma ve unutma potansiyeline sahiptir. Bunu herkes bilir. Bu nedenle kişinin kendini kusursuz ve hatasızmış gibi lanse etmesi, kendini yalnızca küçük duruma düşürmesine yarayacaktır.

Bazı insanlar tanık olunan olayları kendi menfaatleri doğrultusunda abartmak; kendilerince alay etmek ve gösteriş yapmak için de yalana başvururlar. Bu kişilerin konuşmaları ve tavırları genelde yapmacıktır. Çoğu zaman kendilerince üstün gördükleri insanların gözüne girmek, kendilerini onlara beğendirmek, bulundukları ortamda dikkat çekmek ve ilgi odağı olmak için bu tavırlarını bir alışkanlık halinde sürdürür ve yaşam şekli haline getirirler.

Örneğin; iki arabanın hafifçe birbirine çarpmasını, büyük bir felaket yaşanmış gibi karşılar; öfkeden küplere biner ve başkalarına anlatırken bu küçük kazayı adeta büyük bir olaymış yaşanmış gibi lanse edebilir. Sevmediği ya da ayağını kaydırmak istediği bir insan için; olur olmaz iftiralar atıp bu kişi hakkında hiçbir rahatsızlık duymadan yalan yanlış konuşabilir ve her şey ortaya çıktığında ise; utanacağı yerde “şaka yaptığı” iddiasında bulunabilir. Halbuki bu tür bir tavrı şaka olarak dahi göstermek doğru değildir. Gelgelim, şaka olarak bile söyleniyor olsa, kişi doğru olmayan bir şeyi söylediğinde, hemen ardından bunun doğru olmadığını çevresine bildirmesi gerekir.

Kendini beğenmeyi adet edinmiş kişiler, kendi küçük çıkarları için kin duydukları veya haset ettikleri kimselerden intikam almak için çok küçültücü yöntemlere başvururlar. Sözgelimi, bir yere giderken, arkadaşının üzerinde ona yakışmayan bir kıyafet gördüğünde, ona müdahale etmek istemez. Çünkü ona göre, eğer arkadaşı çok güzel ve dikkat çekici olursa; kendisine olan ilgi azalacak ve kendi 2.plana itilecektir.

Veya iki kişi bir konu üzerinde araştırma yaparken; haset ettiği için kendi yararlandığı kaynakları karşı tarafa söylemek istemez veya daha az işe yarayanları söyleyip önemli olanları gizler. Bu şekilde, karşı tarafın işini yavaşlatacağını veya engelleyeceğini düşünür. Bu tür, ucuz tavırlar göstermek, kişinin itibarının ve güvenilirliğinin sorgulanmasına neden olur.

Samimi ve kaliteli bir insan, her şeyden önce kendini bu şekilde küçük düşürücü durumlara sokmaz. Etrafına karşı her zaman saygılı ve yardımseverdir. İçtenlikle yardımcı olur; destek verir. Arkadaşının kıyafetini en güzel hale getirmek, çalışmasında onu başarılı kılmak için elinden geleni yapar. Bu yüzden, bulunduğu her ortamda en güvenilen, sözüne en çok itibar edilen kişidir. Bir iş yapılacağı zaman her zaman kendisine danışılır ve olası tehlikeli durumlara dair muhakkak uyarıda bulunacağını herkes çok iyi bilir.

Yarın sabah güne uyandığınızda; bu anlattığımız örneklerden hangisi olmayı seçtiğinize karar verin. Unutmayın, yapılan hatayı düzeltmek ve yanlış bir tavrı devam ettirmeyi bırakmak çok kolaydır. Yeter ki samimi olarak düzeltmeyi isteyin!

“Müge Kanay”

Bunları da beğenebilirsin